Öykü Okumayı Seviyor muyuz?
Güzel ülkemin güzel öykü kitaplarına bakalım mı?
Okuduğunuz ve listeye alınması gerekir dediğiniz kitapları yorumda yazar mısınız?
1. Alemdağ'da Var Bir Yılan - Sait Faik Abasıyanık
2. Ben Söylemem Sen Anla – Ayşegül Kocabıçak
3. Parasız Yatılı – Füruzan
4. Göçmüş Kediler Bahçesi - Bilge Karasu
5. Memleket Hikayeleri - Refik Halit Karay
6. Ayışığında Çalışkur - Haldun Taner
7. Çerçialan – Gamze Arslan
8. İshak - Onat Kutlar
9. Gecede - Leyla Erbil
10. Kibrit Ev – Murat Dural
11. Trajik Nüans – Ahmet Tulgar
12. Korkuyu Beklerken - Oğuz Atay
13. Sarı Sıcak - Yaşar Kemal
14. Dost Yaşamasız - Vüsat O Bener
15. Derdin İncinmesin – Mustafa Orman
16. Yürekte Bukağı - Tomris Uyar
17. Ev Ona Yakıştı - Memduh Şevket Esendal
18. Önce Ekmek - Orhan Kemal
19. Akılsız Sokrates – Mehmet Fırat Pürselim
20. Uzak Noktalara Doğru - Cemil Kavukçu
21. Doğu Öyküleri - Ferit Edgü
22. Gazoz Ağacı ve Diğer Öyküler - Sabahattin Kudret Aksal
23. Sırça Köşk - Sabahattin Ali
24. Gizli Sevenler Cemiyeti – Ahmet Büke
25. Değirmen - Sabahattin Ali
26. Hikayem Paramparça - Emrah Serbes
27. Deli Kadın Hikayeleri - Mine Söğüt
28. Bütün Öyküleri - Yusuf Atılgan
29. Ötekinin Rüyası – Julıo Cortazar
30. Damda Deli Var - Aziz Nesin
31. Tante Rosa - Sevgi Soysal
32. Eski Bahçe Eski Sevgi - Tezer Özlü
33. Aramızdaki En Kısa Mesafe - Barış Bıçakçı
34. Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu - Haldun Taner
35. Sakın Oraya Gitme – Yekta Kopan
36. Şu Yağmur Bir Yağsa – Kamil Erdem
37. Hoşgör Köftecisi - Orhan Veli
38. Sandık Lekesi - Sema Kaygusuz
39. Maviye Boyanmış Sular - Cemil Kavukçu
40. Otuzların Kadını - Tomris Uyar
41. Kadından Kentler - Murathan Mungan
42. Bazuka - Murat Uyurkulak
43. Bütün Öyküleri - Tomris Uyar
44. Gülmekten Öldüren Öyküler 1 - Aziz Nesin
45. Gözüne Gözlük - Aziz Nesin
46. Masallar,Hikayeler 3 - Nazım Hikmet
47. Aykırı Öyküler - Tahsin Yücel
48. Kırılmadık Bir Şey Kalmadı - Özdemir Asaf
49. Karameke - Onat Kutlar
50. Duisburg Treni - Fakir Baykurt
51. Sürgün Küçük Bulutlar - Demir Özlü
52. Dutlar Yetişmedi-Bütün Öyküleri 1 Kemal Tahir
53. Söyle Margos Nerelisin - Mıgırdiç Margosyan
54. Harran - Bekir Yıldız
55. Salpa - Yılmaz Güney
56. Kaşağı – Ömer Seyfettin
57. Erken Kaybedenler – Emrah Serbes
58. Uçurtma - Gülten Dayıoğlu
59. Mekruh Kadınlar Mezarlığı - Ayla Kutlu
60. Uzun Hikaye - Mustafa Kutlu
3 Temmuz 2018 Salı
Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak - Selim İleri
Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak - Selim İleri
Orhan Kemal Roman Ödülü almış bir kitap Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak...
'' Her roman aslında bir otobiyografidir.'' diye başlayan bir kitap. ama bu roman bir otobiyografi midir derseniz değil diyebilirim. Öncelikle zor bir kitap olduğunu belirteyim. Tecrübeli okuyuculara uygun bir kitap bana göre... bu kitabı okumadan önce Anton Çehov''un Vişne Bahçesi adlı kitabını okuyun bence. Kitap karakterler bakımından son derece zengin ve karmaşık...
Selim İleri, 2001 Orhan Kemal Roman Armağanı da kazanan bu romanını bir söyleşide şöyle anlatıyor: "''Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak''ı üçüncü ve son kez yazıyordum, yaz sonuydu. Attilâ İlhan ile konuşuyor, romanda gerçekleştirmek istediklerimi anlatıyordum. Attilâ Bey Malraux''nun şu sözünü söyledi: ''Her roman aslında bir otobiyografidir.'' Birden çarpıldım ve sözü romanın başına koymaya karar verdim. Roman ve otobiyografi, özyaşamöyküsü sözcüklerinin yan yana gelişi, getirilişi çarptı beni. Romanı mutlak bir kurmaca diye görmek de mümkün ve zaten öyle. Gelgelelim kurmacada yazarın, romancının yaşam deneylerini, yaşam görüşünü, yaşamı algılayışını nereye kadar yadsıyabiliriz? Yani yazardan kurmacaya sürekli bir yansıma söz konusudur.
Yetiştiğim yıllarda bir ''kendini yazmak'' tartışması sürüp giderdi. Ünlü eleştirmen Rauf Mutluay lise son sınıfta öğretmenimdi. Ona hayrandım, inanılmaz bir edebiyat öğretmeniydi. Hayatında tek satır edebî kitap okumamış kişilere bile edebiyatı sevdirebilecek nitelikte, incelikte bir öğretmendi. İşte o ''kendini yazmak'' tartışmalarında Rauf Mutluay da önde gelen tartışmacılardandı. Bu konuda soruna olumsuz yaklaşıyordu Rauf Bey. O kadar ki Kafka ve ''Dönüşüm'' bile güme gidebiliyordu. Büyük yazarların kendilerinden değil, tarihsel ve toplumsal perspektiften yola çıktıklarını söylüyordu. Kişisel geçmişin, kişisel yaşantının edebiyat eserine pek bir şey katamayacağı kanısındaydı. O sıralarda Ehrenburg''un ''Paris Düşerken''i, Şolohov''un ''Ve Durgun Akardı Don''u yeni yayımlanıyordu. Rauf Hoca''nın bu iki büyük romanı hararetle salık verdiğini hatırlıyorum. Bu eserleri büyük bir heyecanla da okuduğumu hatırlıyorum. Fakat her romanın bir anlamda otobiyografi olduğunu söyleyen Andre Malraux da o soy romancılardandır.
Belki de başka bir şeyi anlamamız gerekiyor: en bireyselinden en toplumsalına, roman, öykü, anlatı yazarın yaradılışının bilinçli bir ifadesidir."
'' Her roman aslında bir otobiyografidir.'' diye başlayan bir kitap. ama bu roman bir otobiyografi midir derseniz değil diyebilirim. Öncelikle zor bir kitap olduğunu belirteyim. Tecrübeli okuyuculara uygun bir kitap bana göre... bu kitabı okumadan önce Anton Çehov''un Vişne Bahçesi adlı kitabını okuyun bence. Kitap karakterler bakımından son derece zengin ve karmaşık...
Selim İleri, 2001 Orhan Kemal Roman Armağanı da kazanan bu romanını bir söyleşide şöyle anlatıyor: "''Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak''ı üçüncü ve son kez yazıyordum, yaz sonuydu. Attilâ İlhan ile konuşuyor, romanda gerçekleştirmek istediklerimi anlatıyordum. Attilâ Bey Malraux''nun şu sözünü söyledi: ''Her roman aslında bir otobiyografidir.'' Birden çarpıldım ve sözü romanın başına koymaya karar verdim. Roman ve otobiyografi, özyaşamöyküsü sözcüklerinin yan yana gelişi, getirilişi çarptı beni. Romanı mutlak bir kurmaca diye görmek de mümkün ve zaten öyle. Gelgelelim kurmacada yazarın, romancının yaşam deneylerini, yaşam görüşünü, yaşamı algılayışını nereye kadar yadsıyabiliriz? Yani yazardan kurmacaya sürekli bir yansıma söz konusudur.
Yetiştiğim yıllarda bir ''kendini yazmak'' tartışması sürüp giderdi. Ünlü eleştirmen Rauf Mutluay lise son sınıfta öğretmenimdi. Ona hayrandım, inanılmaz bir edebiyat öğretmeniydi. Hayatında tek satır edebî kitap okumamış kişilere bile edebiyatı sevdirebilecek nitelikte, incelikte bir öğretmendi. İşte o ''kendini yazmak'' tartışmalarında Rauf Mutluay da önde gelen tartışmacılardandı. Bu konuda soruna olumsuz yaklaşıyordu Rauf Bey. O kadar ki Kafka ve ''Dönüşüm'' bile güme gidebiliyordu. Büyük yazarların kendilerinden değil, tarihsel ve toplumsal perspektiften yola çıktıklarını söylüyordu. Kişisel geçmişin, kişisel yaşantının edebiyat eserine pek bir şey katamayacağı kanısındaydı. O sıralarda Ehrenburg''un ''Paris Düşerken''i, Şolohov''un ''Ve Durgun Akardı Don''u yeni yayımlanıyordu. Rauf Hoca''nın bu iki büyük romanı hararetle salık verdiğini hatırlıyorum. Bu eserleri büyük bir heyecanla da okuduğumu hatırlıyorum. Fakat her romanın bir anlamda otobiyografi olduğunu söyleyen Andre Malraux da o soy romancılardandır.
Belki de başka bir şeyi anlamamız gerekiyor: en bireyselinden en toplumsalına, roman, öykü, anlatı yazarın yaradılışının bilinçli bir ifadesidir."
İyi bir kitap kurdu musunuz?
Kitap Kurtlarının bazı takıntıları varmış...İyi bir kitap kurdu
musunuz? Cevabınız evet ise aşağıdaki takıntıların bir kısmı sizde de
vardır sanırım....
1. Okumaya ara verilen yeri hatırlamak için ayraç kullanmak yerine kitapların sayfa kenarlarının kıvrılması.
2. Ödünç verdikleri kitabın kimi yerlerinin altı çizilmiş olarak geri gelmesi.
1. Okumaya ara verilen yeri hatırlamak için ayraç kullanmak yerine kitapların sayfa kenarlarının kıvrılması.
2. Ödünç verdikleri kitabın kimi yerlerinin altı çizilmiş olarak geri gelmesi.
3. Kitaplığa yerleştirilen kitapların boyuna ya da türüne göre değil de yan yana rastgele dizilmiş olması.
4. Kitaplarının yanında bir şeyler yenilip içilmesi.
5. Büyük bir hevesle aldıkları kitabın bariz bir şekilde kötü çeviri kurbanı çıkması.
6. Kitabın cildinin kötü olup zamanla sayfalarının ayrılması.
7. Kitabın güneşte kalıp kapağının ve sayfa kenarlarının solması.
8. İmla hatalı, eksik bölümlü, kalitesiz korsan kitaplar.
9. Aynı yayın evinin kitaplarının farklı boyutlarda ve tasarımlarda basılması ve bu yüzden kitaplıkta kendilerine ayrılan yerde bir bütünlük oluşturamamaları.
10. Aynı yazarın başka başka yayın evlerinden farklı tiplerde ve tasarımlarda kitaplarının çıkması.
11. Aynı yazarın bazı kitaplarının kapakları "hardcover" olurken bazılarının "softcover" olması.
12. Kitap ödünç isteyip bir türlü geri getirmeyen arkadaşlar.
13. Sevdiği yazarın yayın evi değiştirmesi ve tasarımı değişen yeni kitabın kitaplığın o yazara ayrılan bölümünde sırıtması.
14. Kitaplarının bardak altlığı olarak kullanılması.
15. Bir kağıda düzgün yazı yazabilmek için altına kitap konulması ve o kitabın kapağına kağıda yazılan yazının izlerinin çıkması.
4. Kitaplarının yanında bir şeyler yenilip içilmesi.
5. Büyük bir hevesle aldıkları kitabın bariz bir şekilde kötü çeviri kurbanı çıkması.
6. Kitabın cildinin kötü olup zamanla sayfalarının ayrılması.
7. Kitabın güneşte kalıp kapağının ve sayfa kenarlarının solması.
8. İmla hatalı, eksik bölümlü, kalitesiz korsan kitaplar.
9. Aynı yayın evinin kitaplarının farklı boyutlarda ve tasarımlarda basılması ve bu yüzden kitaplıkta kendilerine ayrılan yerde bir bütünlük oluşturamamaları.
10. Aynı yazarın başka başka yayın evlerinden farklı tiplerde ve tasarımlarda kitaplarının çıkması.
11. Aynı yazarın bazı kitaplarının kapakları "hardcover" olurken bazılarının "softcover" olması.
12. Kitap ödünç isteyip bir türlü geri getirmeyen arkadaşlar.
13. Sevdiği yazarın yayın evi değiştirmesi ve tasarımı değişen yeni kitabın kitaplığın o yazara ayrılan bölümünde sırıtması.
14. Kitaplarının bardak altlığı olarak kullanılması.
15. Bir kağıda düzgün yazı yazabilmek için altına kitap konulması ve o kitabın kapağına kağıda yazılan yazının izlerinin çıkması.
Sedat Simavi Edebiyat Ödülü Alan Kitaplar...
Yunus Nadi ve Orhan Kemal Roman Ödüllerinin ardından Sedat Simavi Edebiyat Ödülü Alan Kitaplara da Bakalım mı?
Horoz – Fazıl Hüsnü Dağlarca
Senin Adın Aşk – Oktay Akbal
Yarım Ekmek – Fakir Bayburt
Güzel Yazı Defteri – Tomris Uyar
Cam Kırıkları – Erdal Öz
Heba – Hasan Ali Topbaş
Sözcükler – Melih Cevdet Anday
Güzel Irmak – İlhan Berk
Yalıda Sabah – Haldun Taner
Yeniden – Edip Cansever
Hepsi Hikaye – Tarık Dursun
Unutma Bahçesi – Latif Tekin
İnce Memed 3 – Yaşar Kemal
Seyran – Gülten Akın
Gölgeler ve Hayaller Şehrinde – Murat Gülsoy
Üç Yirmi Dört Saat – Peride Celal
Buluşma – Sabahattin Kudret Aksal
Siyah Beyaz – Vüs’at O. Bener
Lanetlenmiş Ağustosböcekleri – Ahmet Cemal
Bir Düğün Gecesi – Adalet Ağaoğlu
Ne Kitapsız Ne Kedisiz – Bilge Karasu
Masumlar – Burhan Sönmez
Bir Sigara İçimi – Oktay Rıfat
Gölgeden Işığa – Vedat Günyol
Tadı Damağımda – Nermi Uygur
Angelacoma’nın Duvarları – Cemil Kavukçu
Büyük Saat – Turgut Uyar
Eylül’ün Gölgesinde Bir Yazdı – Ferid Edgü
Toplu Öyküler – Orhan Duru Sarmal
Bir Gökkuşağı İnerse Nasıl – Arif Damar
Yaşlılık Günlüğü – Salah Birsel
Zaman Şiirleri – Hilmi Yavuz
Savrulmalar – Feyza Hepçilingirler
Kaç Kişiyiz Kendimizde – Ahmet Oktay
Yandırma – Nezihe Meriç
Amerika 1954 – Demir Özlü
Uzak Hep Uzak – Selim İleri
Horoz – Fazıl Hüsnü Dağlarca
Senin Adın Aşk – Oktay Akbal
Yarım Ekmek – Fakir Bayburt
Güzel Yazı Defteri – Tomris Uyar
Cam Kırıkları – Erdal Öz
Heba – Hasan Ali Topbaş
Sözcükler – Melih Cevdet Anday
Güzel Irmak – İlhan Berk
Yalıda Sabah – Haldun Taner
Yeniden – Edip Cansever
Hepsi Hikaye – Tarık Dursun
Unutma Bahçesi – Latif Tekin
İnce Memed 3 – Yaşar Kemal
Seyran – Gülten Akın
Gölgeler ve Hayaller Şehrinde – Murat Gülsoy
Üç Yirmi Dört Saat – Peride Celal
Buluşma – Sabahattin Kudret Aksal
Siyah Beyaz – Vüs’at O. Bener
Lanetlenmiş Ağustosböcekleri – Ahmet Cemal
Bir Düğün Gecesi – Adalet Ağaoğlu
Ne Kitapsız Ne Kedisiz – Bilge Karasu
Masumlar – Burhan Sönmez
Bir Sigara İçimi – Oktay Rıfat
Gölgeden Işığa – Vedat Günyol
Tadı Damağımda – Nermi Uygur
Angelacoma’nın Duvarları – Cemil Kavukçu
Büyük Saat – Turgut Uyar
Eylül’ün Gölgesinde Bir Yazdı – Ferid Edgü
Toplu Öyküler – Orhan Duru Sarmal
Bir Gökkuşağı İnerse Nasıl – Arif Damar
Yaşlılık Günlüğü – Salah Birsel
Zaman Şiirleri – Hilmi Yavuz
Savrulmalar – Feyza Hepçilingirler
Kaç Kişiyiz Kendimizde – Ahmet Oktay
Yandırma – Nezihe Meriç
Amerika 1954 – Demir Özlü
Uzak Hep Uzak – Selim İleri
Orhan Kemal Roman Ödülünü Kazanmış Romanlar !!!
Orhan Kemal Roman Ödülünü Kazanmış Romanlar !!!
Boynu Bükük Öldüler – Yılmaz Güney
Mor – İnci Aral
Hücre 1952 – Kemal Bekir
Ölümü Bekleyen Kent – Yıldırım Keskin
Kahramanlar Ölmeli – Ahmet Yurdakul
Bir Gün Tek Başına – Vedat Türkali
Gece – Hasan Özkılıç
Ölümün Gölgesi Yok – Adnan Binyazar
Yağmur Hüznü – Ahmet Karcılılar
Dağın Öteki Yüzü – Erendiz Atasü
Yukarı Şehir – Şemseddin Ünlü
Yaralısın – Erdal Öz
Heyulanın Dönüşü – Yiğit Bener
Uykuların Doğusu – Hasan Ali Toptaş
Bütün Romanları – Oktay Akbal
Viran Dağlar – Necati Cumalı
Kale Kapısı – Yaşar Kemal
Yenişehir’de Bir Öğle Vakti – Sevgi Soysal
Sırrımsın Sırdaşımsın – Kamuran Şipal
Başın Öne Eğilmesin – Hıfzı Topuz
Sıcak Külleri Kaldı – Oya Baydar
Sarduvan – Faik Baysal
Geç Kalmış Ölü ve Issızlığın Ortasında – Mehmet Eroğlu
Büyük Gözaltı – Çetin Altan
Şeytan Minareleri – Hidayet Karakuş
Ağlayan Dağ Susan Nehir – Ayşegül Devecioğlu
İlişkiler – Erhan Bener
Peygamberin Son 5 Günü – Tahsin Yücel
Kurşun Ata Ata Biter – Tarık Dursun
Kutsal Barış – Hasan İzzeddin Dinamo
Son Ada – Zülfü Livaneli
Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak – Selim İleri
Köylüler – Talip Apaydın
Cevdet Bey ve Oğulları – Orhan Pamuk
Kurtlar – Peride Celal
Yıldız Karayel – Rıfat Ilgaz
Bir Yaz Mevsimi Romanı – Demir Özlü
Bir Düğün Gecesi – Adalet Ağaoğlu
Eski Toprak – Samim Kocagöz
Mehmetcik Mehmet – Mehmet Başaran
Kara Ahmet Destenı – Fakir Bayburt
Boynu Bükük Öldüler – Yılmaz Güney
Mor – İnci Aral
Hücre 1952 – Kemal Bekir
Ölümü Bekleyen Kent – Yıldırım Keskin
Kahramanlar Ölmeli – Ahmet Yurdakul
Bir Gün Tek Başına – Vedat Türkali
Gece – Hasan Özkılıç
Ölümün Gölgesi Yok – Adnan Binyazar
Yağmur Hüznü – Ahmet Karcılılar
Dağın Öteki Yüzü – Erendiz Atasü
Yukarı Şehir – Şemseddin Ünlü
Yaralısın – Erdal Öz
Heyulanın Dönüşü – Yiğit Bener
Uykuların Doğusu – Hasan Ali Toptaş
Bütün Romanları – Oktay Akbal
Viran Dağlar – Necati Cumalı
Kale Kapısı – Yaşar Kemal
Yenişehir’de Bir Öğle Vakti – Sevgi Soysal
Sırrımsın Sırdaşımsın – Kamuran Şipal
Başın Öne Eğilmesin – Hıfzı Topuz
Sıcak Külleri Kaldı – Oya Baydar
Sarduvan – Faik Baysal
Geç Kalmış Ölü ve Issızlığın Ortasında – Mehmet Eroğlu
Büyük Gözaltı – Çetin Altan
Şeytan Minareleri – Hidayet Karakuş
Ağlayan Dağ Susan Nehir – Ayşegül Devecioğlu
İlişkiler – Erhan Bener
Peygamberin Son 5 Günü – Tahsin Yücel
Kurşun Ata Ata Biter – Tarık Dursun
Kutsal Barış – Hasan İzzeddin Dinamo
Son Ada – Zülfü Livaneli
Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak – Selim İleri
Köylüler – Talip Apaydın
Cevdet Bey ve Oğulları – Orhan Pamuk
Kurtlar – Peride Celal
Yıldız Karayel – Rıfat Ilgaz
Bir Yaz Mevsimi Romanı – Demir Özlü
Bir Düğün Gecesi – Adalet Ağaoğlu
Eski Toprak – Samim Kocagöz
Mehmetcik Mehmet – Mehmet Başaran
Kara Ahmet Destenı – Fakir Bayburt
Bugüne Kadar Yunus Nadi Ödülü Almış Romanlar !!!
Bugüne Kadar Yunus Nadi Ödülü Almış Romanlar !!!
Yılanların Öcü – Fakir Baykurt
Yılanların Öcü – Fakir Baykurt
Ağaçlar Gibi Ayakta – Turan Dursun
Çiçekler Korunağı – Burhan Günel
Yalan – Tahsin Yücel
General Uçtu – Mehmet Zaman Saçlıoğlu
Sırtlan Payı – Attila İlhan
Salkım Hanımın Taneleri – Yılmaz Karakoyunlu
Kuzey Işıkları – Emel Ebcioğlu
Ölü Erkek Kuşlar – İnci Aral
Hayatı Sevme Hastalığı – Sibel Türker
Kedi Mektupları – Oya Baydar
Korsanın Seyir Defteri – Ahmet Yurdakul
Eşik – Irmak Zileli
İncir Tarihi – Faruk Duman
Faili Meçhul Öfke – Adnan Gerger
Gölgesizler – Hasan Ali Toptaş
Viran Dağlar – Necati Cumalı
Soğuma – Mahir Öztaş
Fotoğraftaki Kadın – Hakan Yaman
Pembe Otobüs – Mehmet Anıl
Amida Eğer Sana Gelemezsem – Özcan Karabulut
Nü Peride – Hakan Akdoğan
Kılıç Yarası Gibi – Ahmet Altan
Bir An Bin Parça – Enver Aysever
Deniz Taşları – Yiğit Okur
Ateş ve Kuğu – Burhan Günel
İstanbul Bir Masaldı – Mario Levi
Bu Filmin Kötü Adamı Benim – Murat Gülsoy
Aşkı Giyinen Adam – Nazlı Eray
Bir Kedi Bir Adam Bir Ölüm – Zülfü Livaneli
Çiçekler Korunağı – Burhan Günel
Yalan – Tahsin Yücel
General Uçtu – Mehmet Zaman Saçlıoğlu
Sırtlan Payı – Attila İlhan
Salkım Hanımın Taneleri – Yılmaz Karakoyunlu
Kuzey Işıkları – Emel Ebcioğlu
Ölü Erkek Kuşlar – İnci Aral
Hayatı Sevme Hastalığı – Sibel Türker
Kedi Mektupları – Oya Baydar
Korsanın Seyir Defteri – Ahmet Yurdakul
Eşik – Irmak Zileli
İncir Tarihi – Faruk Duman
Faili Meçhul Öfke – Adnan Gerger
Gölgesizler – Hasan Ali Toptaş
Viran Dağlar – Necati Cumalı
Soğuma – Mahir Öztaş
Fotoğraftaki Kadın – Hakan Yaman
Pembe Otobüs – Mehmet Anıl
Amida Eğer Sana Gelemezsem – Özcan Karabulut
Nü Peride – Hakan Akdoğan
Kılıç Yarası Gibi – Ahmet Altan
Bir An Bin Parça – Enver Aysever
Deniz Taşları – Yiğit Okur
Ateş ve Kuğu – Burhan Günel
İstanbul Bir Masaldı – Mario Levi
Bu Filmin Kötü Adamı Benim – Murat Gülsoy
Aşkı Giyinen Adam – Nazlı Eray
Bir Kedi Bir Adam Bir Ölüm – Zülfü Livaneli
Kendimden Biliyorum - Ercan Akarsu
Kendimden Biliyorum - Ercan Akarsu
Genç ve başarılı yazarlarımızdan Ercan Akarsu'nun romantik komedi
sınıfına koyabileceğimiz kitabını bitirdim. Yazarın dili son derece
akıcı, okunması kolay olan bir kitap. Kapak tasarımıyla büyük ilgi çeken
Kitabın kahramanı olan Feride cana yakın bir tipleme, sanki sokağın
başında ya da sonunda oturan o kız gibi... Zaman zaman da Feride'nin iç
sesi olan Frida Kahlo giriveriyor devreye. Hikayede anne ve
anneannesiyle yaşayan bir kızın iç dünyası, gelgitleri anlatılıyor.
Kısacası yaşadığı aşklardan hep yara alan bir kızın iç dünyasında küçük
ve eğlenceli bir seyahat olarak tanımlayabiliriz...
Kutadgu Bilig'i Tanıyalım !!!
Kutadgu Bilig'i Tanıyalım !!!
- 11. yy'da (1069 - 1070) Yusuf Has Hacip tarafından yazılmıştır.
- İslami dönem Türk edebiyatının ilk eseridir.
- Mesnevi tarzında yazılan ilk eserdir ve aruz vezniyle 6645 beyit olarak yazılmıştır.
- Aruz ölçüsüyle yazılan ilk eserdir.
- Siyasetname türünün ilk eseridir.
- Türk dilinin Hakaniye (Çağatay) lehçesi ile yazılmıştır.
- Nazım birimi beyittir. (Redif ve kafiye kullanılmıştır.)
- Alegorik ve didaktiktir.
- 4 soyut kavram üzerine kurulmuştur. Bunlar; Kün Togdı (hükümdar, kanun, adalet); Ay Toldı (mutluluk, saadet); Odgurmış (akıbet, hayatın sonu); Ögdülmiş (Akıl, zekâ)
- Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Han'a sunulmuştur.
- Kutadgu Bilig "mutluluk veren bilgi", "hükümet olma bilgisi" gibi anlamlara gelir.
- Bilinen üç nüshası, bugün Fergana, Viyana ve Mısır'da bulunmaktadır.
KUTADGU BİLİG'den Sözler:
Akıl senin için iyi ve yeminli bir dosttur. Bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir.
Akıl süsü dil, dil süsü sözdür. İnsanın süsü yüz, yüzün süsü gözdür. İnsan sözünü dil dili ile söyler; sözü iyi olursa, yüzü parlar.
Allah'tan ne gelirse ona râzı ol!
Bir insan bütün dünyaya tamamen sahip olsa bile, sonunda dünya kalır; onun kısmetine ancak iki top bez düşer.
Bu dünya renkli bir gölge gibidir, onun peşine düşersen kaçar; sen kaçarsan o seni kovalar..
Bu dünyanın kusuru bin, meziyeti ise birdir. İnsan bunu nasıl geçirirse, o öyle geçer.
Bütün iyilikler bilginin faydasıdır. Bilgi ile göğe dahi yol bulunur.
Büyüklük taslayan, kibirli ve küstah adam, tatsız ve sevimsiz olur; kibirli insanın itibari günden güne azalır.
Eğer kendine candan bağlı birisini arıyorsan, sözün kısası, kendinden daha candan birini bulamazsın.
Dâima iyilik yap ki, kendin de iyilik bul.
Doğan ölür, ondan eser olarak söz kalır. Sözünü iyi söyle, ölümsüz olursun.
Elini uzatarak gökteki yıldızları tutsan ve başın göğe değse bile, sonunda sen yine yerdesin.
Ey asil insan! insanlığı elinden bırakma; insanlığa karşı daima insanlıkla muamele et.
İşi adaletle yap, buna gayret et; hiç bir zaman zulüm etme; Allah'a kulluk et ve O'nun kapısına yüz sür.
Hangi iş olursa olsun, sen onu tatlı dille karşıla; her işte tatlı dil kullanırsan saadet sana bağlanır.
Hiç bir işte acele etme, sabırlı ol, kendini tut; sabırlı insanlar arzularına erişirler.
Diline ve gözüne sahip ol, boğazına dikkat et; az ye, fakat helal ye.
Hangi işe girersen, önce sonunu düşün; sonu düşünülmeyen işler, insana zarar getirir.
Başkasının zararını isteme, kendin de zarar verme; hep iyilik yap, kendi heva ve heveslerine hakim ol.
İnsanın bunca zahmet çekmesi hep boğazı ve sırtı içindir; mal toplar, yiyemez; öldükten sonra da vebali altında kalır.
Ey nimet sahibi olan kimse, şükret. Şükredene Tanrı nimetini artırır.
İnsan nadir değil, insanlık nadirdir. İnsan az değil, doğruluk azdır.
Çok mal aç gözlüyü doyurmaz. Ecel gelince pişman olur, fakat artık işini yoluna koyamaz.
Akıl bir meşaledir. Kör için göz, ölü vücut için can, dilsiz için sözdür.
Kötülük edersen, kötülüğün karşılığı pişmanlıktır. Elinden gelirse, kötülüğün inadına iyilik yap.
Çok dinle fakat az konuş. Sözü akıl ile söyle ve bilgi ile süsle.
Fenalık cahillikten doğar, hastalıklar kötülükler hep aynı noksanlıktan ileri gelir. Fakat tedavi ile hastalara şifa verilebilir; terbiye ile kötüler iyi edilebilir; okumak yoluyla da bilgisizlere bilgi verilmiş olur.
- 11. yy'da (1069 - 1070) Yusuf Has Hacip tarafından yazılmıştır.
- İslami dönem Türk edebiyatının ilk eseridir.
- Mesnevi tarzında yazılan ilk eserdir ve aruz vezniyle 6645 beyit olarak yazılmıştır.
- Aruz ölçüsüyle yazılan ilk eserdir.
- Siyasetname türünün ilk eseridir.
- Türk dilinin Hakaniye (Çağatay) lehçesi ile yazılmıştır.
- Nazım birimi beyittir. (Redif ve kafiye kullanılmıştır.)
- Alegorik ve didaktiktir.
- 4 soyut kavram üzerine kurulmuştur. Bunlar; Kün Togdı (hükümdar, kanun, adalet); Ay Toldı (mutluluk, saadet); Odgurmış (akıbet, hayatın sonu); Ögdülmiş (Akıl, zekâ)
- Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Han'a sunulmuştur.
- Kutadgu Bilig "mutluluk veren bilgi", "hükümet olma bilgisi" gibi anlamlara gelir.
- Bilinen üç nüshası, bugün Fergana, Viyana ve Mısır'da bulunmaktadır.
KUTADGU BİLİG'den Sözler:
Akıl senin için iyi ve yeminli bir dosttur. Bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir.
Akıl süsü dil, dil süsü sözdür. İnsanın süsü yüz, yüzün süsü gözdür. İnsan sözünü dil dili ile söyler; sözü iyi olursa, yüzü parlar.
Allah'tan ne gelirse ona râzı ol!
Bir insan bütün dünyaya tamamen sahip olsa bile, sonunda dünya kalır; onun kısmetine ancak iki top bez düşer.
Bu dünya renkli bir gölge gibidir, onun peşine düşersen kaçar; sen kaçarsan o seni kovalar..
Bu dünyanın kusuru bin, meziyeti ise birdir. İnsan bunu nasıl geçirirse, o öyle geçer.
Bütün iyilikler bilginin faydasıdır. Bilgi ile göğe dahi yol bulunur.
Büyüklük taslayan, kibirli ve küstah adam, tatsız ve sevimsiz olur; kibirli insanın itibari günden güne azalır.
Eğer kendine candan bağlı birisini arıyorsan, sözün kısası, kendinden daha candan birini bulamazsın.
Dâima iyilik yap ki, kendin de iyilik bul.
Doğan ölür, ondan eser olarak söz kalır. Sözünü iyi söyle, ölümsüz olursun.
Elini uzatarak gökteki yıldızları tutsan ve başın göğe değse bile, sonunda sen yine yerdesin.
Ey asil insan! insanlığı elinden bırakma; insanlığa karşı daima insanlıkla muamele et.
İşi adaletle yap, buna gayret et; hiç bir zaman zulüm etme; Allah'a kulluk et ve O'nun kapısına yüz sür.
Hangi iş olursa olsun, sen onu tatlı dille karşıla; her işte tatlı dil kullanırsan saadet sana bağlanır.
Hiç bir işte acele etme, sabırlı ol, kendini tut; sabırlı insanlar arzularına erişirler.
Diline ve gözüne sahip ol, boğazına dikkat et; az ye, fakat helal ye.
Hangi işe girersen, önce sonunu düşün; sonu düşünülmeyen işler, insana zarar getirir.
Başkasının zararını isteme, kendin de zarar verme; hep iyilik yap, kendi heva ve heveslerine hakim ol.
İnsanın bunca zahmet çekmesi hep boğazı ve sırtı içindir; mal toplar, yiyemez; öldükten sonra da vebali altında kalır.
Ey nimet sahibi olan kimse, şükret. Şükredene Tanrı nimetini artırır.
İnsan nadir değil, insanlık nadirdir. İnsan az değil, doğruluk azdır.
Çok mal aç gözlüyü doyurmaz. Ecel gelince pişman olur, fakat artık işini yoluna koyamaz.
Akıl bir meşaledir. Kör için göz, ölü vücut için can, dilsiz için sözdür.
Kötülük edersen, kötülüğün karşılığı pişmanlıktır. Elinden gelirse, kötülüğün inadına iyilik yap.
Çok dinle fakat az konuş. Sözü akıl ile söyle ve bilgi ile süsle.
Fenalık cahillikten doğar, hastalıklar kötülükler hep aynı noksanlıktan ileri gelir. Fakat tedavi ile hastalara şifa verilebilir; terbiye ile kötüler iyi edilebilir; okumak yoluyla da bilgisizlere bilgi verilmiş olur.
İLKLERİN ADAMI ŞİNASİ !
İLKLERİN ADAMI ŞİNASİ !
Arkadaşlar öyle bir hayat ki sadece 45 yıl sürüyor…Ve bu 45 yıla o kadar çok ilk sığdırıyor ki Şinasi… Saygıyla Anıyorum…
- Akıl, medeniyet, hak, adalet, kanun gibi kavramları şiirde kullanan ilk şairdir.
- Batılı anlamdaki edebiyat dönemimizin kurucusudur.
- Lamartine, Racine, La Fontaine gibi Fransız şairlerden ilk şiir çevirisini yapmış ve “Tercüme-i Manzume” başlığı altında toplamıştır.
- Batılı anlamda ilk fabl örneklerini yazmıştır.
- İlk makale olan Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi’ni yazmıştır.
- Şiire ve şiir kitabına isim veren ilk sanatçıdır.
- Türk basınının ilk başyazarı sayılır.
- İlk yerli tiyatro eserini yazmıştır (Şair evlenmesi)
- İlk Özel gazeteyi çıkarmıştır (Tercüman-ı Ahval)
- Noktalama işaretlerini ilk kullanan gazetecidir
- İlk atasözleri kitabını yazmıştır (Durub-i Emsal-ı Osmaniye)
Arkadaşlar öyle bir hayat ki sadece 45 yıl sürüyor…Ve bu 45 yıla o kadar çok ilk sığdırıyor ki Şinasi… Saygıyla Anıyorum…
- Akıl, medeniyet, hak, adalet, kanun gibi kavramları şiirde kullanan ilk şairdir.
- Batılı anlamdaki edebiyat dönemimizin kurucusudur.
- Lamartine, Racine, La Fontaine gibi Fransız şairlerden ilk şiir çevirisini yapmış ve “Tercüme-i Manzume” başlığı altında toplamıştır.
- Batılı anlamda ilk fabl örneklerini yazmıştır.
- İlk makale olan Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi’ni yazmıştır.
- Şiire ve şiir kitabına isim veren ilk sanatçıdır.
- Türk basınının ilk başyazarı sayılır.
- İlk yerli tiyatro eserini yazmıştır (Şair evlenmesi)
- İlk Özel gazeteyi çıkarmıştır (Tercüman-ı Ahval)
- Noktalama işaretlerini ilk kullanan gazetecidir
- İlk atasözleri kitabını yazmıştır (Durub-i Emsal-ı Osmaniye)
Bizi Ancak Biz Anlarız!
Bizi Ancak Biz Anlarız!
Kitaplarını Kimseciklere Ödünç Vermeyi İstemeyenlerin Ortak Özellikleri
- Yıllarca emek emek oluşturduğu kitap birikimine aşırı değer verir ve haklı olarak tek bir kitabından bile vazgeçemez. (Çünkü geri getirmiyorsunuz arkadaşlar...)
Kitaplarını Kimseciklere Ödünç Vermeyi İstemeyenlerin Ortak Özellikleri
- Yıllarca emek emek oluşturduğu kitap birikimine aşırı değer verir ve haklı olarak tek bir kitabından bile vazgeçemez. (Çünkü geri getirmiyorsunuz arkadaşlar...)
-
Kitaplarını ödünç almayı isteyenler tarafından itici ve cimri olarak
değerlendirilir; mülkiyete değer verdiği iddiasıyla yargılanır. (Çok da
umrumuzdaydı!)
- Daha önce ödünç verdiği kitapların çok büyük bir kısmı dönmediği için bu kararı almıştır; çünkü en çok özlediği şey o kitaplardır. (Yüzyıllık Yalnızlık kitabının birinci baskısı gitti, o kadar söyleyeyim.)
- Her ne kadar paylaşımcı olmamakla suçlansa da aslında kitaplardan başka dikili ağacı yoktur; tek merakı sayfaların arasında kaybolmaktır. (Biz de sizden istemiyoruz işte!)
- Kendi zevklerine göre oluşturduğu şaheserinin bir halk kütüphanesi olmadığını bilir ve buna göre hareket eder; kara kaplı defter tutacak hali yoktur. (İlla hepinizin isimlerini tek tek yazalım mı?)
- "Bu kitap benim için değerli, okumayı çok istiyorsan sana yeni baskısından satın alabilirim" lafını şiar edinir; söz konusu satın almak olunca cömerttir. ("Bu kitap benim için değerli, okumayı çok istiyorsan sana yeni baskısından satın alabilirim" lafını şiar edinir; söz konusu satın almak olunca cömerttir.)
- Kitaplarını yalnızca okumak için değil, aynı zamanda onlarla bir ömür birlikte olmak için edinir; hatta tek hayali bir gün doğacak çocuklarına, torunlarına miras olarak kütüphanesini bırakmaktır. (Onların da kıymet bilmesi önemli elbette...)
- Anılarına saygı duyar; okuduğu kitapların her bir satırında hissettiği duyguları, kafasının içinde çalan müziği, hayal ettiklerini hatırlar. (Bazen bir klasik müzik eseri, bazen koskoca bir film senaryosu...)
- Geçmiş yıllarda yaşadığı tecrübelerden bilir ki ödünç verdiği kitapları istemekten utanır; istemediği sürece kitabın kendisine gelmediğini, hatta bazen istese bile gelmediğini fark eder. (Karşı tarafın anlayışlı olmasını bekleriz elbette.)
- Gecenin bir vakti uyanıp, aklında tam olarak o satırlar, duygular ve hayaller geldiğinde o kitabı yeniden okumaya başlar ve bu döngü hep sürer. (Bu nedenle veremiyoruz işte, o kitaplara ihtiyacımız var.)
- Kitaplarına zarar gelecek diye aklı çıkar; tam olarak bu yüzden taşınmaktan bile imtina eder. (Ya bir yeri yırtılırsa, kapağı hasar görürse?)
- Herkesin tercihlerinin farklı olduğunu bilerek hareket eder ve başkalarından da bunu bekler; rahatlamak için yaptığı kitap okuma eyleminin bir işkenceye dönüşmesini istemez. (Aklımızda hep aynı soru: "Acaba ne zaman getirecek?")
- O kütüphanenin tam takım gözünün önünde olmasından her daim keyif alır ve bu keyfinden de kimse için vazgeçmeyi istemez; en değerlisi bile olsa... (Dünyanın en güzel manzarası...)
- Onlar bizim kıymetlimiz... Biz sizden istemiyoruz, siz de bizden istemeyin. Kitap paylaştıkça çoğalmıyor, aksine kütüphanenin yerinde yeller esiyor...
- Daha önce ödünç verdiği kitapların çok büyük bir kısmı dönmediği için bu kararı almıştır; çünkü en çok özlediği şey o kitaplardır. (Yüzyıllık Yalnızlık kitabının birinci baskısı gitti, o kadar söyleyeyim.)
- Her ne kadar paylaşımcı olmamakla suçlansa da aslında kitaplardan başka dikili ağacı yoktur; tek merakı sayfaların arasında kaybolmaktır. (Biz de sizden istemiyoruz işte!)
- Kendi zevklerine göre oluşturduğu şaheserinin bir halk kütüphanesi olmadığını bilir ve buna göre hareket eder; kara kaplı defter tutacak hali yoktur. (İlla hepinizin isimlerini tek tek yazalım mı?)
- "Bu kitap benim için değerli, okumayı çok istiyorsan sana yeni baskısından satın alabilirim" lafını şiar edinir; söz konusu satın almak olunca cömerttir. ("Bu kitap benim için değerli, okumayı çok istiyorsan sana yeni baskısından satın alabilirim" lafını şiar edinir; söz konusu satın almak olunca cömerttir.)
- Kitaplarını yalnızca okumak için değil, aynı zamanda onlarla bir ömür birlikte olmak için edinir; hatta tek hayali bir gün doğacak çocuklarına, torunlarına miras olarak kütüphanesini bırakmaktır. (Onların da kıymet bilmesi önemli elbette...)
- Anılarına saygı duyar; okuduğu kitapların her bir satırında hissettiği duyguları, kafasının içinde çalan müziği, hayal ettiklerini hatırlar. (Bazen bir klasik müzik eseri, bazen koskoca bir film senaryosu...)
- Geçmiş yıllarda yaşadığı tecrübelerden bilir ki ödünç verdiği kitapları istemekten utanır; istemediği sürece kitabın kendisine gelmediğini, hatta bazen istese bile gelmediğini fark eder. (Karşı tarafın anlayışlı olmasını bekleriz elbette.)
- Gecenin bir vakti uyanıp, aklında tam olarak o satırlar, duygular ve hayaller geldiğinde o kitabı yeniden okumaya başlar ve bu döngü hep sürer. (Bu nedenle veremiyoruz işte, o kitaplara ihtiyacımız var.)
- Kitaplarına zarar gelecek diye aklı çıkar; tam olarak bu yüzden taşınmaktan bile imtina eder. (Ya bir yeri yırtılırsa, kapağı hasar görürse?)
- Herkesin tercihlerinin farklı olduğunu bilerek hareket eder ve başkalarından da bunu bekler; rahatlamak için yaptığı kitap okuma eyleminin bir işkenceye dönüşmesini istemez. (Aklımızda hep aynı soru: "Acaba ne zaman getirecek?")
- O kütüphanenin tam takım gözünün önünde olmasından her daim keyif alır ve bu keyfinden de kimse için vazgeçmeyi istemez; en değerlisi bile olsa... (Dünyanın en güzel manzarası...)
- Onlar bizim kıymetlimiz... Biz sizden istemiyoruz, siz de bizden istemeyin. Kitap paylaştıkça çoğalmıyor, aksine kütüphanenin yerinde yeller esiyor...
Kitaplarda Satır Altı Çizilecek Cümleler...
Birçok insan kitap okurken hoşuna giden satırların altını
çiziyor...Belki siz de çiziyorsunuz....Elbette bazıları da bu duruma son
derece karşı çıkar..Ünlü Yazar Nazan Bekiroğlu bu konuda şöyle der ;
"Birine altı çizili kitaplarınızı vermek, yaralarınızı emanet etmektir
bir bakıma"
Ben sizlere bazı kitaplarda satır altları kalınca çizilmiş satırlardan örnekler vermek istiyorum...Arzu ederseniz sizlerde okuduğunuz kitaplarda altını çizdiğiniz ya da aklınızda kalan satırları yorumda paylaşabilirsiniz...
1. “Hayatta hiçbir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim." (Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna)
2. "İnsanları genel anlamda seviyorum ama kimseye tahammülüm yok." (Oğuz Atay - Tutunamayanlar)
3. "Gitmek istiyorsa, bırakacaksın gitsin. Aklı seninle olmayanın bedeni yanında olsun ister misin? (Can Yücel - Gitmek istiyorsa bırakacaksın!)
4. "İnsanları yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim. olmak istedikleri, olamadıkları kişiyi anlatırlar." (Yusuf Atılgan - Aylak Adam)
5. "Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle olmak istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." (Orhan Pamuk - Masumiyet Müzesi)
6. "İnsan birisini bu kadar severse nasıl darılır? diyordu. Hiç darılabilir mi? Muhakkak yorulmuştur." (Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü)
7. "Nasıl oluyor da insanı mutlu eden bir şey aynı zamanda yıkımının da nedeni oluyor?" (Goethe - Genç - Werther'in Acıları)
8. "Canavarlar cehenneme gidecekmiş; cehennem yaptıkları kötülüğü, mahvettikleri hayatı geri getirebilir mi?” (Dostoyevski - Karamazov Kardeşler )
9. "İnsan yalnız yüreğiyle doğruyu görebilir. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez." (Antoine de Saint-Exupéry - Küçük Prens)
10. "En iyisi düşünmemekti. Kaçmaktı. Kendi içime kaçmak. Fakat bir içim var mıydı? Hatta ben var mıydım? Ben dediğim şey, bir yığın ihtiyaç, azap ve korku." (Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü)
11. "Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilmemi sağla." (Marlo Morgan - Bir Çift Yürek)
12. "Başkalarının zavallılığına bakıp kendi haline şükredenlerden tiksiniyorum!" (Dosteyevski - Suç ve Ceza)
13. ''Aynı şehirde, sen varsın, ben varım, biz yokuz.'' (Cemal Süreyya şiiri)
14. "Bazen bir şeyin değeri ona ulaşarak ne kazanıldığıyla değil, ona ulaşmaya çalışırken nelerden ödün verildiğiyle belirlenir." (Nietzsche - Putların Alaca Karanlığında)
15. "Duygular düşüncelere hakim olunca başlardı aşk… Düşünceler duyguları, yönlendirirken sevgiden bahsetmek kadar yalancılık da olamazdı…" (İskender Pala - Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk.)
16. "Söyleyecek söz bulamıyorum, ne yapayım. Öyle bir sessizlik çöktü ki, bu sessizliğin içine seslenemiyor insan." (Franz Kafka - Milena’ya Mektuplar)
17. "Tаhir olmаk dа аyıp değil, Zühre olmаk dа, hаttâ sevdа yüzünden ölmek de аyıp değil." (Nazım Hikmet Ran - Tahir ile Zühre Meselesi)
Ben sizlere bazı kitaplarda satır altları kalınca çizilmiş satırlardan örnekler vermek istiyorum...Arzu ederseniz sizlerde okuduğunuz kitaplarda altını çizdiğiniz ya da aklınızda kalan satırları yorumda paylaşabilirsiniz...
1. “Hayatta hiçbir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim." (Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna)
2. "İnsanları genel anlamda seviyorum ama kimseye tahammülüm yok." (Oğuz Atay - Tutunamayanlar)
3. "Gitmek istiyorsa, bırakacaksın gitsin. Aklı seninle olmayanın bedeni yanında olsun ister misin? (Can Yücel - Gitmek istiyorsa bırakacaksın!)
4. "İnsanları yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim. olmak istedikleri, olamadıkları kişiyi anlatırlar." (Yusuf Atılgan - Aylak Adam)
5. "Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle olmak istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." (Orhan Pamuk - Masumiyet Müzesi)
6. "İnsan birisini bu kadar severse nasıl darılır? diyordu. Hiç darılabilir mi? Muhakkak yorulmuştur." (Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü)
7. "Nasıl oluyor da insanı mutlu eden bir şey aynı zamanda yıkımının da nedeni oluyor?" (Goethe - Genç - Werther'in Acıları)
8. "Canavarlar cehenneme gidecekmiş; cehennem yaptıkları kötülüğü, mahvettikleri hayatı geri getirebilir mi?” (Dostoyevski - Karamazov Kardeşler )
9. "İnsan yalnız yüreğiyle doğruyu görebilir. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez." (Antoine de Saint-Exupéry - Küçük Prens)
10. "En iyisi düşünmemekti. Kaçmaktı. Kendi içime kaçmak. Fakat bir içim var mıydı? Hatta ben var mıydım? Ben dediğim şey, bir yığın ihtiyaç, azap ve korku." (Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü)
11. "Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilmemi sağla." (Marlo Morgan - Bir Çift Yürek)
12. "Başkalarının zavallılığına bakıp kendi haline şükredenlerden tiksiniyorum!" (Dosteyevski - Suç ve Ceza)
13. ''Aynı şehirde, sen varsın, ben varım, biz yokuz.'' (Cemal Süreyya şiiri)
14. "Bazen bir şeyin değeri ona ulaşarak ne kazanıldığıyla değil, ona ulaşmaya çalışırken nelerden ödün verildiğiyle belirlenir." (Nietzsche - Putların Alaca Karanlığında)
15. "Duygular düşüncelere hakim olunca başlardı aşk… Düşünceler duyguları, yönlendirirken sevgiden bahsetmek kadar yalancılık da olamazdı…" (İskender Pala - Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk.)
16. "Söyleyecek söz bulamıyorum, ne yapayım. Öyle bir sessizlik çöktü ki, bu sessizliğin içine seslenemiyor insan." (Franz Kafka - Milena’ya Mektuplar)
17. "Tаhir olmаk dа аyıp değil, Zühre olmаk dа, hаttâ sevdа yüzünden ölmek de аyıp değil." (Nazım Hikmet Ran - Tahir ile Zühre Meselesi)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
TÜRK EDEBİYATINDA SANATÇILARIN UNVANLARI
TÜRK EDEBİYATINDA SANATÇILARIN UNVANLARI Istırap şairi: Fuzuli, Sultanü’ş-şuara (şairler sultanı): Baki Hiciv üstadı: Nefi ...
-
TÜRK EDEBİYATINDA SANATÇILARIN UNVANLARI Istırap şairi: Fuzuli, Sultanü’ş-şuara (şairler sultanı): Baki Hiciv üstadı: Nefi ...
-
Sami Paşazade Sezai – Sergüzeşt Tanzimat dönemi yazarlarından olan Sami Paşazade Sezai’nin Sergüzeşt adlı eserini okudum arkadaşlar. Ya...










